Keşfetmenin Hazzı

Türkçe’ye, Keşfetmenin Hazzı olarak çevrilen The Pleasure of Finding Things Out: The Best Short Works of Richard P. Feynman kitabının künye, tanıtım bülteni ve aldığım notlardan oluşan tanıtımı.

Adı: Keşfetmenin Hazzı
Yazar: Richard Feynman
Alt başlık: –
Baskı tarihi: 2016 (İlk Yayın 1999)
Sayfa Sayısı: 240
Format: Karton Kapak
ISBN: 9786051712932
Kitabın türü: Anı, Biyografi
Orijinal adı: The Pleasure of Finding Things Out: The Best Short Works of Richard P. Feynman
Çeviri: Murat M. Türkoğlu
Dil: Türkçe
Ülke: Türkiye
Yayınevi: Alfa Yayınları

Tanıtım Bülteni

20. yüzyılın son büyük fizikçilerinden biri olan Richard Feynman aynı zamanda ikon kırıcı bir ikon, ilgili bir aile babası, amatör bir sanatçı ve (Rio de Janerio’da bir samba orkestrasında) profesyonel müzikçiydi. Feynman’ın mirası, bilime kendisini adamasında ve tutkusundadır. Savunduğu bilimsel yöntem dogmaları reddeder, sonuna kadar kuşkucudur. Feynman, sadece eğlenceli değil, aynı zamanda insanlığa değerli katkılar sunabilen bir bilim anlayışına inanırdı ve kendi hayatında da bunu uyguladı. Bütün büyük bilim insanları gibi Feynman da doğanın yasalarına dair fikirlerini meslektaşları kadar meslekten olmayan insanlarla da paylaşmayı çok severdi.

Feynman’ın bilim için hissettiği tutkuyu, kısa çalışmalarının toplandığı bu kitaptan daha iyi gösteren başka bir kaynak yoktur.

“İnsan Feynman’ı okudukça onun coşkusuna kapılıyor…” – Alan Guth, The Inflationary Universe’ün yazarı

“Kısa anlatıların her biri haz verici. Feynman her zaman aşırı, zaman zaman yürekli ve çoğu kez kışkırtıcı konuşmalar yaparak bilgisayarlardan toplumda bilimin rolüne dek uzanıyor.” – Rock Kolb, Blind Watchers of The Sky’ın yazarı

“Bu kitap Feynman’ın dehasını hatırlatıyor.” – Nature

Notlar

(Babası ile ilgili anılarından) Okuduğumuz her şeyi elimizden geldiğince somutlaştırmaya çalışırdık. Böylece öğrenebilirdim.


(Cebir üzerine) Kuzenimin neden cebiri anlamadı ortadaydı. Çünkü cebirin neden gerekli olduğunu anlamamıştı.


(Babasının Papalık kurumu hakkındaki düşüncelerinden) Bir adam şurada duruyor ve ve diğerleri önünde eğiliyor. Farkları ne? Farklı olan apoletler.


(Nobel ödülü hakkındaki görüşleri) Nobel ödülü hakkında hiçbir şey bilmiyorum. Eğer İsveç akademisindeki insanlar x, y ya da z’nin Nobel ödülü kazanmasına karar verirse kazanıyor.


(Öğrencilere hitaben) Size en iyi nasıl öğretebileceğimi söyleyin. Benim kuramım; felsefenizin olmaması en iyi öğrenme yöntemidir. Öğrenme yönteminiz kaotik olmalı ve kafa karıştırmalıdır.


(Bilim nedir sorusu üzerine) Sosyal bilimler, bilim olmayan bir bilime örnektir. Bilimsel bir yöntemleri yoktur. Belki bir gün meydana çıkacak olayları ya da verileri toplarlar. Fakat hehangi bir yasaları yoktur. Hiçbir şeyi keşfetmezler ve henüz bir yere varamamışlardır.


Olağanüstü soruların hepsine cevap veren bir bilim bekliyorsanız; örneğin nereye gidiyoruz, evrenin anlamı nedir? vb. Sanırım kolayca düş kırıklığına uğrarsınız ve bu problemler için mistik cevaplar ararsınız.


Dinleri anlamaya başlamanın en iyi yolu muhtemelen her şeyin yanlış olduğunu varsaymaktır. Hadi görelim. Bunu yapar yapmaz geri dönmesi zor olan bir uca kayarsınız ki bu öylece devam eder. Bir kez kuşku duymaya başladığınızda -ki ruhumun en temel parçalarından biridir- kuşku duyarsınız, soru sorarsınız ve kuşkuya düştüğünüzde artık inanmak daha da zorlaşır.


Eski tasarımların yeni koşullarda çalışmasını bekleyemezsiniz. Yeni tasarımlar yeni koşullarda çalışır.


Eğer bir fikir berbatsa; berbat olduğunu söylerim. Eğer iyi görünüyorsa; iyi olduğunu söylerim.


(Atom boması geliştirme projesinde çalışırken kilit açma ve şifre kırma hobisi üzerine) Sekreter şifreyi unutacağından çok kaygılıdır. Ona şifre söylenmiştir. Ama hem kendisi, hem de patronu unutabilir. Ama sekreterin bilmesi gerekir. Sinirli bir şekilde şifreyi bir yere yazar. Peki nereye? İşte oradaydı, çekmecesinin üst tarafına kağıt yapıştırılmıştı.


Modern toplumda bilimin konumuyla ilgili olmayan çok sayıda problem vardır ve ideal bilimle toplumun nasıl buluşacağı üzerine karar vermenin problemlerin bir kısmını ya da tamamını çözeceğini düşünmek bir hayaldir.


Modern toplum bir dizi ciddi tehlikeyle karşı karşıya görünüyor ve elbette çok sayıda küçük sorunlar da var. Ancak bunlardan en önemlisi düşünce denetiminin tekrar ortaya çıkmasıdır.


Bir toplumun bilimsel kültürü bilimin uygulamalarıdır. Uygulamalar kültürdür aynı zamanda.


Uygulamalar konusunda kendisini ahlaksal sorunlar içinde bulacak bir sonraki bilimin biyoloji olacağına inanıyorum.


Bilginin amacının aynı zamanda doğayı gerçek çerçevesi içine yerleştirmek olduğunu öğretmeliyiz.


Değişik yönlere sahip fikirleri ne kadar bir araya getirmeye çalışırsanız o kadar önemli bilgilere ulaşabilirsiniz.


(Sözde bilimler üzerine) Her zaman zırvalıklar olacaktır. Gülebilirsiniz fakat, eğer üfürükçülüğün gerçekçiliğine inanıyorsanız o zaman bunu araştırmak, etkinliğini arttırmak ve aldatmaca yerine doyurucu cevaplar vermek sizin sorumluluğunuzdadır.


Beni sıkan bir başka şey de günümüzde teologların utanmadan tartışabildiği şeyler. Utanmaları gerekmeden tartışabilecekleri bir çok şey vardır fakat din konuları konferanslarında konuşulan şeylerden bazıları ve alınan kararlar modern çağda gülünçtür.


İnanmadığımız her şeyle savaşmalı, inanmadığımız her şeye savaş açmalıyız.


Kafamızdaki farklı görüş açılarını bir araya getirmeye ve karşılaştırmaya çalışarak; nerede olduğumuz ve ne olduğumuz konusunda ilerlemeler kaydederiz.


Bir açıklama yapıldığında; soru, doğru ya da yanlış olduğu değil; ne kadar bir olasılıkla doğru ve ne kadar bir olasılıkla yanlış olduğudur.


Her sorunu izin verilen belirsizlikler içinde tartışmalıyız. Kanıtlar arttıkça bir fikrin daha doğru olma olasılığı artabilir ya da azalabilir. Fakat hiçbir şekilde bir yolu ya da diğerini mutlak doğru kılmaz. Bunun ilerleme süresince son derece önemli olduğunu gördük. Kesinlikle kuşkuya yer bırakmalıyız. Yoksa bir ilerleme ya da öğrenme olmaz. Bir soru olmadan öğrenme olmaz. Bir soru, bir kuşku gerektirir. İnsanlar kesinliği araştırır fakat kesinlik yoktur. İnsanlar korkuya kapılırlar; bilmeksizin nasıl yaşayabiliyorsunuz? Bu hiç de tuhaf değil.


Kuşkuya, tartışmalara her zaman bir yer bırakmak ve bilimin ilerlediği yoldan ilerlediğimizde o zaman sorunlar ortadan kalkacaktır.


Her insana cennetin anahtarları verilmiştir. Fakat aynı anahtar cehennemin kapısını da açar.


Doğanın hayal gücü insanların haya gücünden çok daha büyüktür. Milyarlarca yıldır uzayda savrulmakta olan ve hızla dönen bir küreye -yarımız baş aşağı şekilde- gizemli bir şekilde bağlı olmak, dipsiz bir denizde yüzen bir kaplumbağanın taşıdığı bir filin sırtında taşınıyor olmaktan çok daha olağanüstüdür.


(Atomlar üzerine) Öyleyse zihin nedir? Bilince sahip atomlar nedir? Atomlar beynime gelir, dans eder ve giderler. Her zaman yeni atomlar gelir fakat aynı şeyleri yaparlar. Dün yaptıkları dansı hatırlamaktadırlar.


Soru sormamıza izin verin -kuşkulanmamıza- hepsi bu. Emin olmamıza değil.



(Eğitim sistemi üzerine) Eğitim güçlü bir kuvvettir. Fakat hem iyiler, hem de kötüler için.


(Eğitim sistemi üzerine) Çocuğu önce eğlendir, sonra eğitim aşıla.


(Eğitim sistemi üzerine) Soruyu sevmeli ve araştırmalıyız.


(Eğitim sistemi üzerine) Enerjinin ne olduğunun söylenmesi kesinlikle ilk ders olmalıdır fakat “oyuncak bir köpeği ne hareket ettirir” gibi basit bir soruya karşılık değil. Bir çocuğa “hadi içini açıp bakalım” şeklinde bir çocuk yanıtı verilmelidir.


Gözlem sonucu elde edilen bakış açısı sonuca ulaşmayı başaramasam bile harika bir başlangıç noktasıdır ve olağanüstü bir sonuçtur.


(Bilim nedir sorusu üzerine) Geçmişten bu güne aktarılan bilginin doğru olduğundan kuşku duymak ve geçmiş deneyimlerin bu güne aktarılma biçimlerine güvenmekten çok deneyimden ve problemin ne olduğunu en başından anlamaya çalışmak. Bilim işte budur.


Bilim tarafından yaratılan dünya görüşünün değeri vardır.


Bilimin bir diğer niteliği de; özgür düşünmenin öğretilmesinin yanı sıra rasyonel düşünmenin değerinin öğretilmesidir. Tüm derslerin doğruluğundan kuşku duymak olumlu sonuçlar getirir. Bilimi, geliştirmek için kullanılan yöntemlerden ve prosedürlerden -özellikle öğretimde- ayırmalısınız. “yazarız, deney yaparız ve gözlemleriz ve şunu ya da bunu yaparız” demek kolaydır. Bu formu tamamen kopyalayabilirsiniz. Fakat büyük dinler, büyük liderlerin öğretilerinin içeriğini hatırlamaksızın bu yöntemleri takip ettikleri için yok oldular. Aynı şekilde bu formu takip etmeniz mümkündür ve bunu bilim olarak adlandırabilirsiniz fakat yalancı bilimdir. Yalancı bilim danışmanlarının etkisi altına girmiş bir çok kurumda bugün aynı zorbalığı görüyoruz.


Şu ana kadar olan biteni anlamak için sadece matematiğe ihtiyacımız oldu. Anlayabileceğimiz çoğu şeyi anladık. Bu yüzyılda keşfettiklerimiz oldukça farklıdır ve daha fazla matematiğe ihtiyacımız olacaktır.


Matematik bir insanlık keşfidir ve insanların anlayabileceğinden daha karmaşık değildir.


İyi bilim insanları hakkında alışıldık olmayan şey, hangi işle uğraşırsa uğraşsınlar diğerleri kadar kendilerinden emin olmamalarıdır. Sürekli bir kuşku içerisindedirler. “Belki de böyledir” diye düşünürler ve her zaman sadece “belki” olduğunu bilirler.


Bilmeden nasıl yaşayabileceğimi öğrendim. Başarılı olduğumdan emin olmak zorunda değilim. Yaşamım daha dolu. Çünkü ne yaptığımı bilmediğimin farkına varabiliyorum.


Eğer bir şeyi yapmak için çok güçlü nedenleriniz varsa ve üzerinde çalışmaya başlarsanız her fırsatta üzerine düşünmeli ve ilk baştaki motivasyonunuzu sürdürüp sürdürmediğinize bakmalısınız.


Bilimin Tanrı’nın varlığını çürütebileceğine inanmıyorum; bu bence imkansızdır.


Bilimin kavramlarından her biri derecelendirilmiş bir ölçeğin arasında bir yerdedir fakat kesinlikle mutlak doğru ya da yanlışı tanımlayan uçlarda değil.


Bir gün yanlış olduğu anlaşılmayacak bir cevap bulmak imkansızdır.

Bir cevap yazın