Bölüm 1: Maceraya Başlangıç

Yaptığım iş sebebi ile her ne kadar düzgün olacak şekilde sakal modeli bırakabilir durumda olsam da, kabasakal ya da kirli sakal ile işe gidip gelmem olanaksız. Bu yüzden hemen her gün sakal tıraşı olmak durumundayım. Lise hayatımdan beri gerek kartuşlu aletler (çok bıçaklı), gerek tıraş makineleri ile çokça haşır neşir oldum. Son 3 yıldan beri de; gerek hızlı kullanımı ve taşınabilirliği sebebiyle Philips Click & Style (S738/17) serisi bir makine kullanıyorum. Tabi kullandığım makine 3 in 1 mantığında olduğu için aslında hiçbir işi tam olarak yapamıyor(muş). Geleneksel Tıraş macerasına atılıp ilk tıraşımı tamamladığımda anladım bunu.

Buraya ayrıca bir açıklama getirmek isterim ki tıraş makinem; kullanım kolaylığı, nispeten kaliteli bir ürün oluşu ve taşınabilir yapısından dolayı günü kurtarıyor. Ancak, düğün, bayram, önemli bir toplantı veya iş seyahati öncesi vs. özel durumlarda, mutlaka bir berbere gidip “doğru düzgün” bir tıraş olmam gerekiyordu.

Bu gibi sebepler ve artık makinemin bataryasının miadını doldurmaya başlaması yüzünden iki hafta önce yeni bir tıraş makinesi arayışına girdim. Tabiri caizse o forum senin, bu blog benim diye araştırma yaparken bir şekilde geleneksel tıraş hakkındaki blog ve forumlar sayesinde bu dünyaya bende adımımı attım.

İlgilendiğim ya da merak ettiğim her konunun bokunu çıkaran yapıda bir insan olduğum için, bu sefer de geleneksel tıraş forumları, videolar, bloglar vs. bulabildiğim her içeriği okumaya gayet ettim. Tabi ki öğrendiğim ilk şey istediğiniz aleti almaktan ziyade, önce neyin nasıl yapılacağını öğrenmek oluyor. Yahu alt tarafı tıraş demeyin. Önce belli terimleri, belli aletleri ve aletlerin yapılarını öğrenmek-bilmek gerekiyor.

Mutlaka, geleneksel tıraş/klasik tıraş, ıslak tıraş ve kuru tıraş kavramlarını mutlaka bir yerlerde duymuşsunuzdur. Tıraş kelimesinin önündeki sıfat aslında ne olduğunu ifade etse de bu kavramların tanımlamalarını yapmakta fayda var.

Islak Tıraş: Bir tıraş sabunu, tıraş kremi, tıraş köpüğü ya da tıraş jelinin köpürtülüp yüze sürülerek sakalların yumuşatılması ve tıraş aleti, tıraş makinesi ya da ustura ile kesilmesidir.

Kuru Tıraş: Bir tıraş makinesi yardımı ile sakalların kesilmesidir. Öncesinde yüze işlem yapılmadığı için irritasyon ve tahrişe daha çok sebebiyet verir.

Geleneksel/Klasik Tıraş: Islak tıraşın tanımı aslında karşılıyor temel olarak ancak buradaki fark geleneksel/klasik tıraşta tıraş köpüğü ve tıraş jeli yüksek oranda tercih edilmez ve köpürtme işlemi fırça aracılığı ile yapılır.

Genel olarak kafanızda oturdu ise gelin atık detaylara girelim.

Ekipmanlar

  • Tıraş Sabunu ya da Tıraş Kremi
  • Tıraş Kasesi/Tası
  • Tıraş Fırçası
  • Tıraş Aleti ya da Ustura
  • Jilet
  • Kozmetik Ürünler

TIRAŞ SABUNU / TIRAŞ KREMİ

Çok klasik bir başlangıç olacak ancak emmilerimiz fi tarihte söylemiş “Suya sabuna dokunmadan temizlik olmaz.” Karşılaştığım her blog ve forumda açıklama bu şekilde başlıyor ve çok doğru bir söz.

Tıraş öncesinde mutlaka cildin, üzerindeki kir ve yağ tabakasından arındırılması gerekli. Bunun için tıraş sabunu/kremi şart. En makbul olanı; organik bazlı gliserin ya da yağ bazlı olanları. Kısaca ne kadar az kimyasal o kadar iyi ürün.

Piyasada en kolay bulabileceğimiz ürün; Arko Tıraş Sabunu. Evet, hani şu mahallemizdeki berberlerin kullandığı. Arko deyip geçmeyin, özellikle yurt dışında fiyat/performans ürünü olması ve vintage görünümü yüzünden çok tutuluyor.

Herhangi bir yerden 2 liraya alabilir, kullanım sıklığınıza bağlı olarak yaklaşık 1 yıl boyunca kullanabilirsiniz. Gerek kendine has o sabun kokusu, gerek kalitesi açısından yabana atılmayacak bir ürün.

Bununla beraber piyasada; Proraso, Badger, Organique, L’Occitane, Acqua di Parma, Edwin Jagger, Tabac gibi markaları bulabilirsiniz. Tabi sabun fiyatları kalitesine göre yüzlerce liraya kadar çıkabiliyor.

TIRAŞ KASESİ / TIRAŞ TASI

EDWIN JAGGER KÖPÜRTME TASI

Olmazsa olmaz bir ürün değil. İşin içine girince yüzde köpürtme, elde köpürtme, vb. bir çok teknik öğreniliyor. Ancak konfor ve kolaylık açısından gerekli bir ürün. Makbul olanı; tabanı kabartmalı olan ürünler. Tabi mutfakta kullanılan normal bir kase ya da tası da aynı işlem için kullanabilirsiniz. Dediğim gibi; elzem değil, ancak kaliteli bir köpük elde etmek için konforlu.

TIRAŞ FIRÇASI

EDWIN JAGGER MARKA TIRAŞ FIRÇALARI

Tıraş fırçası, geleneksel tıraşın olmazsa olmaz bileşeninden biri. Tıraş sabunu ile beraber yüzdeki kir, yağ, ölü derinin atılması ve sakalların yumuşatılması için gerekli. Yüze masaj da yaparak cildin rahatlamasını, köpüğün sakal köklerine kadar etki etmesini sağlıyor.

Temel olarak 4 tip tıraş fırçası var:

Sentetik Tıraş Fırçası: Hayvan kılından üretilen fırçaları taklit etmeyi amaçlıyor. Piyasada oldukça ucuz fiyata bulunabilir. Eğer bu tip şeyler için hayvanların kullanılmasına karşıysanız tercih edilecek tek tip oluyor.

At Kılı Fırça: Sert kıl yapısından dolayı masaj hissinin en çok yaşandığı fırçaymış ancak geçmişte yaşanan sterilizasyon vakalarından dolayı artık çok fazla tercih edilmiyormuş.

Domuz Kılı Fırça: Sentetik fırça ile beraber piyasada en kolay bulunan ve görece ucuz fırça tipi. Diğer fırçalara göre daha sert yapıda, ancak kullandıkça kıl uçları ayrıştığı için zamanla yumuşayarak daha konforlu oluyormuş. Bu işlemi bazı teknikler ile hızlandırmak mümkün (ileride deneyip değinmek istiyorum). Buna break-in diyorlar.

Porsuk Kılı Fırça: Fiyat ve konfor olarak en iyi tıraş fırça tipi. Geleneksel tıraşta lüks sınıfındalar kısaca. Diğer fırçalardan bir diğer farkı da, hayvan kürkünün hangi bölgesinden yapıldığına göre ayrıca kendi içinde kategorilere bölünmesi.

A. Pure: Sırt ve kuyruk kısmından yapılıyor ve fırçanın tüylerinin rengi kırçıllı oluyor.

B. Best: Kürkün yan ve karın kısmından elde edilen kıllardan yapılıyor. Pure fırçaya göre biraz daha pahalı. Fırça tüylerinin rengi daha açık kırçıllı.

C. Super: Best tip olarak adlandırılan kılların daha yumuşak olanlarından yapılıyor.

D. Silvertip: Hayvanın boğaz kısmındaki kıllardan yapılıyor. Fırçanın tüylerinin rengi gümüşe yakın bir sarımtırak beyaz oluyor. Kürk üzerinde en az bulunan kıl olduğu için, doğal olarak maliyeti oldukça yüksek oluyor.

TIRAŞ ALETİ / USTURA

THIERS-ISSARD

Herkesin ortak olduğu tek bir fikir var bu konuda. En yakın tıraşı yapan ve en konforlu alet ustura. Kılları tek seferde kestiği için en az tahriş usturada. Az tahriş de bize konfor olarak geri dönüyor. Tabi bu konforu elde edebilmek için maharet, dikkat ve tecrübe gerekli. Yoksa bir insanın kendine faça atması işten bile değil (denedim biliyorum).

Neyse konuyu toplamak için öncelikle tıraş aletlerini bir tanımlayalım.

Tıraş Aleti (Safety Razor): Temel olarak tıraş aletleri, Double Edge (DE), Single Edge (SE) ve Ustura olmak üzere üç tipte. Genel olarak Safety Razor olarak adlandırılıyor.

A. DE (Double Edge): Çift taraflı jilet (kesici ağız) tutan aletler. DE aletler de kendi içerisinde parçalı (2, 3 ya da çok parçalı) ve tek parçalı aletler olmak üzere ikiye ayrılıyor.

B. SE (Single Edge): Tek taraflı jilet (kesici ağız) tutan aletler. Genel olarak üstten açılan (kelebek) tipli tıraş aletleri kendileri.

Ustura: Aynı safety razor altlerde olduğu gibi usturalar da jiletli ve çelik olmak üzere iki tipte.

Jiletli Ustura (Shavette): Adından anlaşılacağı gibi usturanın ağız kısmına yarım yaprak jilet yerleştirilen tipteki usturalar. En bilineni tabi ki berberlerin kullandığı plastik saplı usturalar. Ali Bıyıklı ve Sedef ustura piyasada en çok satılan ve en ucuzları. Herhangi bir işportacıdan 2 – 2,5 liraya alıp deneyebilirsiniz.

Çelik Ustura: Karbon ve alaşım çeliği olmak üzere iki tipte. Alaşım çeliği olan tiptekiler de paslanmaz çelik usturalar ve takım çeliği usturalar olmak üzere ikiye ayrılıyor.

A. Karbon Çeliği: Yapısından dolayı kolay bilenebiliyor. Ancak, yine yapısından dolayı kolay kırılabilmekte. Gerçekten usta ellerde olması gereken bir alet.

B. Paslanmaz Çelik: Karbon çeliğine belirli miktarlarda farklı alaşım eklenerek elde ediliyor. Aslında hiçbir metal paslanmaz değil ancak, diğer metallere göre daha dayanıklı. Bunun yanında karbon çeliği kadar kesici değil.

C. Hardsteel: İçerisinde fazla sayıda alaşım maddesi olduğu için her iki tipteki çelikten daha keskin ve daha dayanıklı. Tabi işin içerisine “daha” kelimesi girdiği için fiyatına da “daha” ekleniyor 😀

Ben, ilk heyecan ve geleneksel tıraşın gazı ile mahallemdeki bir milyoncu tabir edilen hırdavatçıdan bir koşu gidip Sedef ustura aldım ve ilk geleneksel tıraşımı Sedef Ustura ile oldum. Geleneksel tıraş deyince benim aklıma ustura ile yapılan tıraş geliyor ve mutlaka bunu deneyimlemem lazımdı.

İkinci tıraşımdan sonra DE cihazlara yöneldim 😀 Sağlam göt isteyen bir iş gerçekten. Herhangi bir kesik ya da tahriş ile karşılaşmadım ama pis bir solak olarak sağ elim resmen yok hükmünde. Sağ elimle burnumu karıştıracak olsam, muhtemelen parmağımı gözüme sokarım. Bu yüzden yüzümün sağ tarafını tıraş ederken sol elim yüzümü kapadığı için hiçbir şey göremedim ve tıraşımı resmen el yordamı ile tamamladım. Günün birinde mutlaka usturaya dönüp bir şekilde bu işi başaracağım ancak bir şekilde iki elide kullanabilmeyi öğrenmek gerekiyor kanaatimce.

JİLET

VINTAGE JİLET KOLEKSİYONU

Bu konu tam anlamı ile dipsiz bir kuyu gördüğüm kadarı ile. Çünkü herkesin cilt ve sakal yapısı çok farklı. Birinin çok iyi dediği jilete, bir başkası çok kolay bir şekilde boktan damgasını yapıştırabiliyor. Bu yüzden bir çok marka alınıp denenmesi gereken bir ürün. Piyasada 1 liradan 80 liralara kadar çok çeşidi var. Doğru ürünü bulmanın tek yol denemek, denemek, denemek…

KOZMETİK ÜRÜNLER

Jilet konusunda olduğu gibi burada da işler bir hayli karışık. Kozmetik ürünlerin gerekliliği, tıraş öncesi cildi tıraşa hazırlamak, tıraş sonrası da cildin kaybettiği nemi geri kazandırmak ve oluşan tahrişin önüne geçebilmek. Bunun için piyasada bol miktarda tıraş öncesi ve tıraş sonrası krem, balsam ve losyonlar mevcut. Dikkat edilmesi gereken tek nokta yüksek alkollü ve paraben içeren ürünlerden uzak durmak. Tıraş sonrası oluşan noktasal kesikler ve tahrişler için şap ve kan taşı olarak tabir edilen ürünlerden elin altında her daim bulunması yararınıza olacak.

Neyse, bu gün blogu Gentelmen’s Club havasına büründürdükten sonra bir sonraki yazıda elimin ve aklımın erdiğince geleneksel tıraşın aşamalarından bahsedeceğim. Haydin eyvallah…

– DEVAM EDECEK –

Bir cevap yazın